Bizi Arayın: 444 7 633

Zayıflamak Uğruna Sağlığınızı Kaybetmeyin

Yakın bir tarihte ülkemizde yapılan bir araştırmaya göre; tirajı yüksek 7 gazetede beslenme hakkında yayınlanan yazıların 2/3’ünün niteliksiz haber olduğu ve bütün yazıların yalnızca %18.3’ünün bir uzman tarafından yazıldığı saptanmıştır. Bu uzmanların en uygunist davranmayarak bilimsel olmayan açıklamalar yapma olasılığını de hesaba alırsak, ortada çok büyük bir problem olduğunu düşünebiliriz. Özellikle zayıflama alanı çok geniş bir yelpazede iş olanağı sağlamaktadır. Diyet / light ürünlerden zayıflama ilaçlarına, aktarlarda bulunan karışımlardan ameliyatlara, spor aletlerinden zayıflama çaylarına kadar çok geniş bir pazar söz konusudur. Kimisi çıkıp tek tip diyetler, protein ağırlıklı formülalar, bitkisel tabletler, %100 doğal ürünler tavsiye ederken kimisi de bazı iğneler ile kişileri zayıflattığını iddia etmektedir. Biri çıkıp da size ayda 6 kg ve üzerinde ağırlık kaybını vaat ederse o kişinin uzmanlığından, biliminden şüphe ediniz. Kendinizi heykeltraşlara emanet etmeyiniz!

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) aylık ağırlık kaybını 2-4 kg arasında olması gerektiğini vurgulamaktadır. Kişi çok şişmansa, ameliyata hazırlanacaksa, kişide kiloya bağlı olarak herhangi bir sağlık soruni oluşmuş ya da oluşma sürecinde ise, hekim ve diyetisyen gözetiminde ayda 6 kg verdirilebilir. Daha fazla ağırlık kaybının yarardan çok zarar vereceği katiyen unutulmaması gereken, çok ciddi bir konudur. Kimse 10 senede aldığı kiloları 10 günde vermeye kalkışmamalı, sabırla tedavinin üzerine gitmelidir. Zayıflamanın temelinde eğitim bulunmaktadır. Dahiliye uzmanı ya da endokrinolog denetiminde yapılacak klinik muayenenin sonrasında elde edilen kan tahlil sonuçları yorumlanarak, kişi diyetisyen eşliğinde tıbbi beslenme tedavisine alınmalıdır. Egzersiz ve davranış değişikliği tedavisinin yerleştirilmesi ile hedefe ulaşılmalı ve kişi koruma programına alınmalıdır. 3 ay süresinde diyet, egzersiz ve davranış değişikliği tedavisi uygulanmadan kimseye ilaç tedavisi ve/ya da cerrahi tedavi uygulanmamalıdır.

1 kg ağırlık kaybı için 7000 kilokalorilik enerji açığı oluşturmak gereklidir. Yani kişi günlük enerji gereksinmesinden 700 kkal. eksik beslenir, 300 kkal. enerji harcayacak biçimde egzersiz yaparsa (1 saat tempolu yürümek gibi) günde 1000 kkal. enerji açığı oluşturur ki bu durum bir haftada 7000 kkal.ye denk gelir. Yani haftada 1 kg verilebilir. Ancak herkes hızlıca sonuç alma kanaatsiyle bilhassa kas ve su kaybettiren “mucize teknikler” uygulamaktadır. İşte bunlardan birkaçı:

□ Akupunktur iğneleri, yanısıra verilecek düşük enerjili diyet listesine kişinin kendini hazır hissetmesini sağlar. Kilo verdirir, bu kilolar aynı hızda geri alınır.

□ Pasif jimnastik aletleri kilo vermeyi sağlamaz, yalnızca ince görünmeyi sağlar.

□ Zayıflama çayları yalnızca su kaybettirir, kişi kendini zayıflamış hisseder. Vücut kaybettiği sıvıyı yerine koyduğu vakit kilolar geri gelmiş olur. Yaşanacak bağırsak tembelliği (kabızlık) ise cabası.

□ Tek tip besine dayalı diyetler bıkkınlık sağlar, kişide diyet sonrası aşırı besin ve kilo alımı görülür. Kaybedilen kas ve su da işin diğer bir boyutu.

□ Zayıflama ilaçları doktor denetiminde alınmadığı taktirde kanser hatta ölüm gibi çok ciddi sonuçlara neden olmaktadır. Zaten tek başına alınan zayıflama ilacının bir etkinliği yoktur. 3 aylık diyet ve egzersiz tedavisine cevap alınamadığı durumlarda destek olarak kullanılmalıdır.

□ Zayıflama eşofmanları yalnızca su kaybı sağlar. Zayıflamada önemli olan yağ kaybıdır.

Bu nedenle çözümü bilimde aramakta fayda vardır. Unutulmamalıdır ki; her başarısız deneme vücutta zayıflamaya karşı direnç oluşmasına yol açar ve işi yokuşa sürer. Bu nedenle net karar vermek şart. Sürekli kilo alıp vermektense, kilolu bile olsanız o kiloyu sabit tutmanız daha sağlıklıdır.

Bir Cevap Yazın